FETÖ’nün “Kimse Yok Mu” Taktiğinden AHBAB Sürecine: Toplumsal Güven Kültürüne Vurulan Ağır Darbe
YARDIM KALESİ NASIL DÜŞÜRÜLDÜ?
FETÖ’nün “Kimse Yok Mu” Taktiğinden AHBAB Sürecine: Toplumsal Güven Kültürüne Vurulan Ağır Darbe
ÖZEL HABER / ANALİZ –
YEREL HABER AJANSI Katkılarıyla
Atın çölde tek ve en değerli ulaşım vasıtası olduğu dönemlerde, rüzgar gibi koşan muazzam bir ata sahip bir Arap şeyhi yaşardı. Zengin bir bedevi bu atı satın almak için çuvallar dolusu altın ve develer teklif ettiyse de şeyh atını satmaya yanaşmadı. Bunun üzerine hileye başvuran bedevi; şeyhin geçeceği yol üstüne yüzükoyun yatarak hasta, çaresiz ve bayılmış numarası yaptı.
Şeyh, “Bu insanın nesi var acaba?” diyerek yardım etmek amacıyla atından indiği anda, yatan adam hızla sıçrayarak ata atladı ve uzaklaşmaya başladı. Şeyh arkasından seslendi: – “Sakın bu olayı kimseye anlatma!” Bedevi alaycı bir tavırla sordu: – “Şanına, şöhretine zarar gelir diye mi korkuyorsun?” Şeyhin cevabı ise tarihe ibret vesikası olarak geçti: – “Hayır! Şan ve şöhret kaygım yok. Fakat bu hile duyulursa, bundan sonra çölde hiç kimse gerçekten yardıma muhtaç birini gördüğünde durup yardım etmez!”
Anadolu insanının asırlardır yaşattığı karşılıksız yardımlaşma ve dayanışma ruhu, son yıllarda ardı ardına yaşanan istismar ve manipülasyon olaylarıyla çölün ortasında atı çalınan şeyhin uyarısını yeniden gündeme taşıdı.
İlk Darbe: FETÖ’nün “Kimse Yok Mu” Kumpası
Milletin merhamet ve iyilik duygularını sömürerek devasa bir finans ağı oluşturan FETÖ terör örgütü, yıllar önce Deniz Feneri gibi yerli ve milli yardım derneklerine kumpas kurup iftiralar atarak algı operasyonları yürüttü. Kendine bağlı olarak kurduğu “Kimse Yok Mu” derneğini “tek güvenilir adres” olarak parlatan örgüt, vatandaşların iyilik duygularını baltaladı ve diğer kurumlara gidecek yardımları kendi bünyesine kanalize etti.
Sonrasında ortaya çıkan tablolarda, bu yardım paralarının ihtiyaç sahipleri yerine doğrudan FETÖ terör örgütünün karanlık emellerine ve finansman yapısına aktarıldığı belgelendi. Bu durum, toplumun yardım kuruluşlarına duyduğu saf güvene vurulan ilk büyük darbe oldu.
İkinci Darbe: AHBAB, Dezenformasyon ve Güven Kırılması
Yüz bin kilometrekareden fazla bir alanı ve 10 milyondan fazla vatandaşı etkileyen asrın deprem felaketinde Türkiye, benzeri görülmemiş bir sınav verdi. Depremin ilk anından itibaren devlet tüm kurumlarıyla sahada olmasına rağmen; başını muhalefet unsurlarının çektiği belirli çevreler, iktidar düşmanlığı uğruna AFAD ve Kızılay gibi köklü devlet kurumlarını karalama ve itibarsızlaştırma yarışına girdi.
Bu süreçte AHBAB Derneği “sütten çıkmış ak kaşık” gibi parlatıldı ve Kızılay/AFAD hedef tahtasına oturtularak bağışların tek bir adrese toplanması sağlandı. Ancak ilerleyen süreçte AHBAB etrafında patlak veren yolsuzluk iddiaları, çadır tartışmaları ve bağış paralarının kullanımıyla ilgili şüpheler kamuoyunu büyük bir şoka uğrattı. Özellikle dernek başkanı Haluk Levent hakkındaki bahis ve finansal manipülasyon iddialarının gündeme düşmesi, “Yardımlarımız emin ellerde” diyerek bağış yapan vatandaşlarda derin bir kandırılmışlık ve pişmanlık duygusu yarattı.
| Dönem / Yapı | Yürütülen Strateji | Toplumsal ve Finansal Sonuç |
| FETÖ / Kimse | İftira ve karalama ile diğer dernekleri| Bağışların terör örgütüne aktarılması,|
| Yok Mu Derneği | itibarsızlaştırıp bağışları toplama | ilk büyük güvensizlik dalgası. |
| AHBAB / | AFAD ve Kızılay'ı yetersiz gösterme, | Yolsuzluk ve bahis iddiaları sonrası |
| Haluk Levent | çadır yalanlarıyla bağış çekme | bağışçılarda derin panik ve güvensizlik.|
“Devlet Baki, İktidarlar Geçicidir”
İktidar eleştirisi ile devlet düşmanlığını birbirine karıştıran odakların aksine; Türkiye, devlet gücünün büyüklüğünü sahada bir kez daha kanıtladı. “Ölümden başka her şeye çare bulunur” anlayışıyla hareket eden devlet mekanizması; 3 yıl gibi kısa bir sürede 450 bin konut, okul, ibadethane, altyapı tesisi, köy evi ve ahırı inşa ederek depremzedelere teslim etti. Dünya üzerinde hiçbir ülkenin kolay kolay başaramayacağı bu tablo, gerçek bir Türk mucizesi olarak kayıtlara geçti.
Sonuç: Çölde Hastalanan Adamın Durumu
AHBAB ve benzeri yapılar üzerinden yaşanan bu süreçlerin en büyük zararı, şüphesiz toplumun vicdanına ve güven duygusuna verildi. Yardımların akıbeti konusunda şüpheye düşen vatandaşlar, derin bir kararsızlıkla karşı karşıya bırakıldı.
Tıpkı çölde hileye başvuran bedevi gibi, yardımlaşma duygusunu zedeleyen bu anlayış yüzünden gelecekte yaşanabilecek muhtemel felaketlerde, gerçekten iyi niyetle yardım talep eden kişi ve kurumlara karşı toplumsal bir çekimserlik oluşma tehlikesi doğdu.Bu güven krizinin aşılması için, yardım kültürünün devlet çatısı ve şeffaflık temelinde yeniden ihya edilmesi hayati önem taşıyor.
Yayıncı Kuruluş: Konuyla ilgili olarak; Fikriniz Nedir?

